mercoledì 9 settembre 2009
Su gibi..
*yaz desem anilara, sirlarimi ele verirmi?
*SU gibi akti yillar..
*deryada bi' damla kadar
*yasadim sahidimsiniz!
*yillar, sizden kim korkar.
martedì 8 settembre 2009
Cambaz.
saat 12.40i gosteriyor bilgisayarimda ve ben yeni yeni uyaniyorum, sicacik kahvemi yudumluyorum, kokusu sariyor beni, delip giriyor dusuncelerime, en derinime, ve hala uyuyan hucrelerime sicak bir "merhaba" diyor.
sevgilimse, uyuyor.. misil misil, derin derin nefesler aliyor.. hissedebiliyorum onu, evet hissediyorum cunku o ruhumda artik..
Gül renginde gün doğarken
Boğazdan gemiler usulca geçerken
Gel çıkalım bu şehirden
Ağaçlar, gökyüzü ve toprak uyurken
Dolaşalım kumsallarda
Çılgın kalabalık artık uzaklarda
Yorulursan yaslan bana
Sarılıp uyuyalım gün batımında
Belki üstümüzden bir kuş geçer
Kanadından bir tüy düşer
İner döne döne gökyüzünden
Hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden
Haydi kalk gidelim bu şehirden
Gün doğarken ya da güneş batarken
Belki kuşlar geçer üstümüzden
Kanatları senin ellerinden
Ellerinden..
Ozledim seni Istanbul.. sende biraktigim hatiralari ozledim, bana aski tattirdigin o sokaklarinda sevgilimle carpik bacaklarla kolumda gezmeyi ozledim..
Oyle zor ve dayanilmazki ayri kalmak.. Uyuyorum.. kadehleri dolduruyorum, acim dinsin diye ve bekliyorum bu sensizlik bitsin diye..
lunedì 7 settembre 2009
..
Yeter artık ya.
Ilgi istiyorum, cok ilgi, tamam mi, bebek gibi ilgilenilsin istiyorum benimle, hadi herkesi gectim, sevgilim bile bana bunu cok goruyor, ne olurya, azcik sefkat istiyorum, pf.
Hayatı ıskalama lüksün yok senin.
ve
buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka...
hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.
Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman.
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.
İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir.
Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.
Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin.
Onun varsa,
bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı
Öğreneli çok oldu.
Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.
Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?
Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.
Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte.
Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
Elbet bitecek güneşe hasret günler.
Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Ow yea :p
Ben... mutlu, huzurlu, neseli,eglenceli.
Bu sabah bir fincan kahvem ve bir dal sigara ile gokyuzunu icime cektim.. dunyayi daha cok seviyorum sanki bu sabah.. nede olsa o var içinde.
Yasasin AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAsk..
domenica 6 settembre 2009
yokluğuna..
şerefine bi sarap
ardındansa
bir sigara...
üzerinede adımı yazarım
ve
son nefesımde duman olur ucarsın
sabato 5 settembre 2009
hp gdmedm am artk bılyrmsn bttm bn ya. ıcmd bşler kopt gıtt o bnden koptttttt nfsm onda kld ger vern bana hytmı ya ger vern n olr
kpmş bnden artk ya.
ndn ya ndeeeeen byle olyr bn ok ssevıodm onu grcktn tk dğrlm oy bnm ya.
gidirm madm ıstnmıormm klmıorm bna yyşm vern o knmdakı nefs bıle ona aıt artk son verıorm herşeye aynn. v bu sonm olsn bnmkı cnm yanıyor
su/devrim
G öğsümü parçalayın, alın bu bedeni benden
U laşsın ruhum
Z ulada beni
H asretle bekleyen sevgiliye
A nsızın kopsun fırtınalar ardından sevda zindanlarında.
N asılsa sığmıyorsun artık bu can'a.
varlığın dilimde bir yudum Su..
yokluğun içimde ki o asi Devrim'dir..
Hasret..
.jpg)
Uzundur bu yollarGiderim gözüm kara
Sanma ki dönmem sana
Beni bekle seni ben alam
Ola ki vurulmuşum
Senden beterim yalnız
Vurulmuşum dağ başına
Nöbetteyim sevdalım
Yaralıdır canım yüreğim
Hasretinle erir giderim
Seni nasıl unutsun bedenim
Gözüm dalar gariplenirim
yanıyorum sana*
~benim al kirazim.
venerdì 4 settembre 2009
ruhum.
yeni bir hayat kurmuşum kendime.. zaman akmış..
o küçük masum kızın gülüşleri kalmamış artık..
kendimi aşk ile aklamışım meğer.
Oysa hiçbirzaman değişemiyeceğimi düşünüyordum..
monotonlaşan hayatımda hiç bir zaman lodoslar olmayacak,
hiç bir el benim ruhumu okşamayacak diye zorca nutkunurdum içimdeki
birikmiş,aşmış kendini taşmış..
olan o temiz sevgimi.
yanılmışım dostum..yanılmışım..
bir sabah gözlerimi açtiğimda..
karşıma çıkıverdi hayatımı paylaştığım,
sol göğsümün esareti,
canımın içi..
yaşam parçam.
ne anam, babam, ne hoş hatıram...
yetmiyor..
onu sığdırmaya içime.
dalgalanmış, boran fırtınalarına kapılmış rüzgarlar esiyor yüreğimde,
ansızın benliğimi ona teslim edişlerim,
sıcak elinin tenime sürtüşü, yüzümü okşayışı,
ruhuma hapsolması..
Hisset..
Hissetmek..
Hissettiklerim..
sıradan bir 'aşk' hastalığı ile asla tanımlanamayacak kadar
sıradışı,
uçuk,
ve tanrısal ki,
kelimelerin anlattıkça anlamsızlaştığını fark ediyorum..
susuyorum..ve sustukça nefesine kilitleniyorum.
işte huzur bulduğum o an..
nefesini ciğerlerimeeeeeeeeeeeee kadar çekip içimin 'o'nunla doluşu..
bundan daha güzel bir an varmıdır dostum?
Offf.. sevdasina kurban olduğum..
huzurluyum, huzurlu.
Belalım.
prangalarca boynuma taktığım sensin
dağ gölleri gibi, gibi hasret çektiğim
her gece uyku diye yattığım sensin
yanarım, yanarım
yeni de beni de belalım
damga damga göğsüme vurduğum sensin
öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
yer nerede, gök nerede, ben neredeyim?
diye diye sınırlara geldiğim sensin..
ah belalım..
~
mercoledì 2 settembre 2009
~
~gitme,kal..
kim bilir neredesin, neler yapıyorsun, neler hissediyorsun bu candan uzaklarda.
gidişinden önceki yaşattığım o tatsızlıklar için beni affet yüreğim, desem sesimi duyar mısın?
of.. dayanmıyor ruhum sensizliğe..
her an`ım SEN`ile dolu..
aşığınım....
aşığım...
aşık..
aşk!
martedì 1 settembre 2009
içimde kış gibi bir mevsim üşüyor..
Bugün kederliyim,Beterim bugünSesime ses değse çığlık oluyorÜşüyor toprak, taşlar üşüyorVuslatı yakın eden yollar üşüyorYumma gözlerini,uyuma bugünBütün gölgeler akşam oluyorÜşüyor yaprak, dallar usuyorSavrulup yirtilan ruzgar üşüyorOysa ben senden neler neler isterdimSenli sevdalarda doğmak isterdimSabahlar isterdim, asi ve maviBüyüsün isterdim ışığın rengiAma gel gör ki kötüyüm bugünSesime ses değse çığlık oluyorÜşüyor toprak, taşlar üşüyorVuslatı yakın eden yollar üşüyorYumma gözlerini, uyuma bugünBütün gölgeler akşam oluyorÜşüyor yaprak, dallar usuyorİçimde kış gibi bir mevsim üşüyor
alter~ego.
geceyi sana yazdım, sızımı sana, tutuldum, küsen sesine,
tenine tutuldum, çaktım ateşi sesime, ateşi tenime.. hay aydınlık sana yandım,
gülen yüzüne yandım, yanarım sana
Ve.. göz göre göre, susup inadina inadina lanet olası ego*mca hareket ediyorum, vazgeçemiyorum.. kendimden taviz veremiyorum, oysa O^nu çok o kadar çok seviyorum ki..
Çekip gitmek istiyorum bazen, öldürmek ve ardından ölmek.. terk etmek istiyorum herşeyi, bana nefes veren can parçamı bile.. o anlık gebermelerimde bile hep yanımda olsun istedim ben oysa.
Benden nefret ediyor* {hissediyorum*}
sarılıp yarama gitsem çare değil ki..
yüreğimde yangın çıkar..
bu şehir yanar.
