martedì 8 settembre 2009

Cambaz.

merhaba, merhaba, merhaaaaaaaaaba, hosgeldin Sonbahar..
saat 12.40i gosteriyor bilgisayarimda ve ben yeni yeni uyaniyorum, sicacik kahvemi yudumluyorum, kokusu sariyor beni, delip giriyor dusuncelerime, en derinime, ve hala uyuyan hucrelerime sicak bir "merhaba" diyor.
sevgilimse, uyuyor.. misil misil, derin derin nefesler aliyor.. hissedebiliyorum onu, evet hissediyorum cunku o ruhumda artik..

Gül renginde gün doğarken

Boğazdan gemiler usulca geçerken

Gel çıkalım bu şehirden

Ağaçlar, gökyüzü ve toprak uyurken

Dolaşalım kumsallarda

Çılgın kalabalık artık uzaklarda

Yorulursan yaslan bana

Sarılıp uyuyalım gün batımında

Belki üstümüzden bir kuş geçer

Kanadından bir tüy düşer

İner döne döne gökyüzünden

Hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden

Haydi kalk gidelim bu şehirden

Gün doğarken ya da güneş batarken

Belki kuşlar geçer üstümüzden

Kanatları senin ellerinden

Ellerinden..

Ozledim seni Istanbul.. sende biraktigim hatiralari ozledim, bana aski tattirdigin o sokaklarinda sevgilimle carpik bacaklarla kolumda gezmeyi ozledim..

Oyle zor ve dayanilmazki ayri kalmak.. Uyuyorum.. kadehleri dolduruyorum, acim dinsin diye ve bekliyorum bu sensizlik bitsin diye..

Nessun commento:

Posta un commento